Depresyondan Koruyan Gen

Edinburgh Üniversitesi araştırmacıları, insanları bipolar bozukluktan koruyan bir gen varyantı saptadılar. PNAS dergisindeki araştırma yazısına göre bu gen varyantını taşıyanların, “manik depresyon” olarak adlandırılan psişik hastalığa yakalanma olasılıkları daha düşük. Söz konusu gen, glutamat reseptörünün bilgilerini taşıyor. Yani beyinde önemli bir uyarı maddesi olan glutamatın yapıtaşı. Araştırmacılar bu genin kısalmış bir varyantını bulmuşlar. İşte bu gen bipolar bozuklukların gelişimini önlemekte. Bu mutasyon ilginç bir şekilde, glutamat tanıma proteinin doğrudan kopyası olan gen alanının dışında kalıyor. Anlaşıldığı üzere kalıtım, yalnızca mRNA’yı yani protein sentezi bilgilerini taşıyan sekansta değişmiş. Araştırmacılar mutasyona uğramış bu mRNA’nın normal biçiminden çok daha dayanıklı olduğunu tahmin ediyorlar. Bu geni taşıyan hücre daha fazla mRNA üretiyor. Daha fazla mRNA ise, hücrede daha fazla glutamat tanıma proteininin üretilebildiği anlamına gelmekte. Bu da hücrelerdeki glutamatın çok daha etkili olduğunu gösteriyor.

Glutamat ve hücre duvarlarındaki tanıma reseptörleri birçok psişik hastalıkta rol oynamakta. Glutamat reseptörlerinin yetersizliğinde bipolar bozukluklar dışında, şizofreni, depresyon ve otizm gibi hastalıklar da gelişebilmekte. Fakat tek bir değişimin niçin bu kadar çeşitli etkiler yaptığı henüz bilinmiyor. Bipolar bozukluk Avrupa’da daha çok yetişkinlerde ve gençlerde görülmekte. Çocuklarda teşhis edilmesi zordur. Çünkü belirtiler yetişkinlerdekinden farklı ve daha çok dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu belirtilerine benzer.

Reklamlar

Kötü anılar unutulabilecek mi ?

kotuanc

Amerika Birleşik Devletleri’nde bilim adamları kötü anıları silecek bir yöntem bulduklarını açıkladılar.
Georgia Tıp Fakültesi’nde farelerle yapılan deneylerde, beyinlerine zarar verilmeden farelerin hafızaları silindi.
Neuron adlı tıp dergisinde yer alan makaleye göre, beyindeki özel bir proteinde etkili olan teknik, ileride travma yaşayan kişilerin tedavisinde kullanılabilir.

Bilim adamları, beyindeki belli bir protein kullanılarak uygulanan yöntemin, günün birinde, insanların başlarından geçen travmaları unutmalarına yardımcı olabileceğini belirtiyorlar.

Bununla birlikte Georgia Tıp Fakültesi’ndeki araştırmacıların başkanı böyle bir olasılığın henüz yıllar hatta onyıllar ötede olduğunu kaydetti.

Acı olanlar da dahil, anılar, insanın öğrenme sürecinde önemli rol oynuyor. Ancak bazı kişiler için travmatik olayların hatırlanması, hayatlarında son derece büyük hasarlar yaratabiliyor.

Araştırmayı yürüten bilim adamları, belli anıları hızla silebilen bir moleküler mekanizma oluşturduklarını kaydettiler.

Fareler üzerinde yapılan bu çalışmada, belli türde bir proteinin, anıların oluşturulmasında önemli rol oynadığı saptandı.

SAVAŞTAN DÖNEN ASKERLERDE KULLANILABİLİR

Farelere, belli bir acı olay hatırlatılırken, aynı zamanda aşırı düzeyde protein salgılamaları sağlandı ve böylece sözkonusu acı anının tamamen silindi gözlendi.

Bilim adamları, uzun erimde insanlarda da travmatik ve ürkütücü anıları silebilecek bir ilaç geliştirilebileceğini söylüyorlar.

Georgia Beyin ve Davranış Keşfi Enstitüsü’nden Dr. Joe Tsien, ilerki yıllarda geliştirilebilecek teknikle, savaştan dönen askerlerin travmatik anıları unutmalarına yardımcı olunabileceğini söyledi

Köpekler insan yüzlerini okuyabiliyor

Köpeklerin tıpkı insanlar gibi, başkalarının yüzlerindeki kızgınlık, öfke veya mutluluk işaretlerini okuyabildikleri belirtildi. İnsanların kızgın olup olmadıklarını anlayıp kendilerini korumak için köpeklerde böyle bir eğilimin evrimleştiği bildirildi.

Bilim adamları, köpeklerin binlerce kuşak boyunca “beklenmedik tekme” yememek için, “yüz okuma” yeteneklerini geliştirecek şekilde evrimleştiğine inanıyor.

Daha önce yapılan araştırmalarda, iş duyguları göstermeye geldiğinde insan yüzünün orantısız olduğu; kızgınlık, memnuniyet gibi hislerin yüzün sağ tarafında daha belirgin ifade edildiği saptanmıştı.

Bilim adamları, yüzün sağ tarafının duyguları daha iyi gösterdiğini, çünkü duyguların beynin sol bölgesi tarafından kontrol edildiğini belirtiyor. Bu sebepten, birçok insan biriyle karşılaştığında, karşısındaki insanın yüzünün sağ tarafında yansıtılan hisleri anlayabilmek için gözünü sola çeviriyor ve buna “sol göz meyili” deniliyor.

New Scientist dergisinin haberine göre, Lincoln Üniversitesinden Dr. Kun Guo ile ekibi, 17 köpeğe insanların, köpeklerin, maymunların cansız objelerin resimlerini göstererek, denek hayvanlarının yüz ve göz hareketlerini inceledi.

Araştırmada, köpeklere hayvan resimleri gösterildiğinde, hayvanların gözlerinin resim üzerinde eşit şekilde gidip geldiği, insan resimlerine baktıklarındaysa, tıpkı insanların yaptığı gibi gözlerinin sola kaydığı saptandı.

Bir başka araştırmada da köpeklerin mutlu veya nötr ifadelerden ziyade kızgın yüzlere bakarken sola bakma eğiliminde olduğu tespit edildi.